Blogger tarafından desteklenmektedir.

Naylon torba yerine çevreci çantalar ama?



Avrupa'da her yıl 800 bin ton, tek kullanımlık naylon torbalar tüketiliyor. Komisyon araştırmasına göre 2010 yılında ortalama bir AB yurttaşı 191 adet, bir seferlik torba kullanmış ve bunların sadece yüzde 6'sı geri dönüştürülmüş.

Her yıl 4 milyarı aşkın naylon torba çöpe atılıyor. Komisyonun Çevreden Sorumlu Yetkilisi Janez Potocnik, "Naylon torbalar ve atılan plastik maddeler çevreyi kirletiyor, doğal hayatı tehdit ediyor ve Büyük Okyanus'ta 15 bin kilometre kareyi aşan bir alana yayılmış 'plastik çorba' yaratıyor." dedi.

Peki insanın tükettiği naylon torbalar sorununa nasıl bir çare bulunabilir? Hangi yöntemler, nerelerde denendi?
Geçen yıl İtalya Avrupa'da geri dönüşümü mümkün olmayan naylon torbaları yasaklayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Çin, Güney Afrika, Kenya, Uganda, Tayvan ve Bangladeş gibi bazı ülkeler çok ince olan naylon torbaları yasakladılar. Bangladeş'te, bu tür torbaların kanalizasyon sisteminde tıkanmaya yol açtığı ve ölümcül sellere neden olduğu belirlendi. Ruanda, Somali ve Tanzanya'nın aralarında bulunduğu birkaç ülke naylon torba kullanımını tamamen yasakladı. Kirlenme konusundan kaygı duyan, deve ve diğer hayvanlara verilebilecek zarardan endişelenen Birleşik Arap Emirlikleri, gelecek yıl geri dönüşümü mümkün olmayan tüm naylon torbaların kullanımını yasaklıyor.İngiltere'de bakan yardımcısı Lord Henley, dört yıl boyunca süren düşüşten sonra, 2010'da naylon torba kullanımının yüzde 5 oranında artmış olmasından rahatsız olduğunu söyledi ve İngiltere'de de bir yasaklama kararı çıkarılabileceğini kaydetti.

Çevre örgütü Friends of the Earth, naylon torba yerine kullanılacak diğer seçeneklerin kamuoyuna gerektiği gibi anlatılması, halka ve mağaza sahiplerine yeterli hazırlık zamanı tanınması ve uygulamanın yoksullar üzerinde orantısız bir şekilde olumsuz etki yaratmaması koşuluyla, naylon torba yasağını destekliyor.

ABD'de yerel yasalara göre, ortaya karmaşık bir tablo çıkıyor. Plastic Bag Ban Report adlı internet sitesini yürüten Ted Duboise, "Los Angeles kentinde naylon torba yasağı uygulanmazken, Los Angeles idari bölgesinde yasak uygulaması var. Bu konuda tam bir karmaşa egemen. Bir süpermarkete gidiyorsunuz, orada naylon torba oluyor; bir iki kilometre ötedeki bir süpermarketteyse naylon torbaların yasak olduğunu görüyorsunuz." dedi. İrlanda Cumhuriyeti, Mart 2002'de satılan her naylon torbadan 15 cent almasına başladı. Bu uygulama, ülkede atılan naylon torba miktarında yüzde 95 azalma sağladı. Bir yıl içinde alışveriş yapanların yüzde 90'ı çevreci çantalar kullanmaya başladı. Ülkede bu uygulamanın başlamasından hemen sonra kişi başına kullanılan yıllık naylon torba sayısı 21'e inmişken, bu sayının daha sonra 30'a çıkması üzerine, naylon torbalardan alınan vergi, 2007'de 22 cente çıkarıldı. (Uygulamanın başlamasından önce bu sayı 328'di.)

Bu aşamaya kadar hükümet naylon torba satışından 75 milyon euro topladı. Bu para Çevre Fonu'na aktarıldı ve yeni geri dönüşüm yöntemlerinin araştırılması ile çöp miktarının azaltılması çalışmalarında kullanıldı.


Alışverişe çıkanlar naylon torba kullanamayacaksa, başka tür torba veya çantalar kullanabilmeleri gerekecek ama bu konuda da ideal bir çözüm mevcut değil. Kumaş ya da naylondan yapılmış olan, daha kalın, daha dayanıklı çantaların çevre üzerindeki zararları, standart süpermarket poşetlerinden daha büyük boyutlarda. Buna göre dayanıklı torba ve çantaların, çevre açısından sıradan naylon torbalara kıyasla daha iyi bir seçenek oluşturabilmesi için, birçok defa kullanılması gerekiyor.
Örneğin eğer bir naylon torba bir defa kullanılıyorsa, kağıttan yapılma torbanın (üretim ve nakliyat sırasında yaratılan daha fazla karbon miktarını karşılayabilmek için) 3 defa kullanılması gerekiyor. Aynı kıstasa göre, naylondan yapılma, daha dayanıklı bir torbanın 4 defa, pamuklu bez torbanın ise 131 defa kullanılması gerekiyor.Eğer naylon torba yeniden kullanılırsa, her kullanımdaki karbon ayak izi daha da azalıyor. Diğer torba ve çanta çeşitleriyle bu derecede azalan karbon ayak izi sağlanabilmesi için de, artan defalar kullanılmaları gerekiyor.

Avrupa Komisyonu, biyolojik olarak ayrışabilen ve gübreleşebilen torbaların da daha iyi etiketlenmesi gerektiğini düşünüyor. Gübreleşebilen torbalar, yalnızca sınai gübre fabrikalarında dönüştürülebiliyor. Biyolojik olarak ayrışabilen torbalarsa, doğaya karışabiliyor ama bunların da değişik türleri var:

Mısırdan yapılanlar atık depolama arazilerinde ayrışabiliyor. Ama bu süreç içinde küresel ısınmanın önemli unsurlarından biri olan metan gazı çıkarıyorlar. Bunun yanı sıra, atık arazisinde değil, su ya da hava ile buluştuğunda ayrışabilen okso-biyolojik torbalar mevcut. Okso-biyolojik torba üreten İngiliz şirketi Symphony, ürünlerinn 6 ile 18 ay içinde biyolojik olarak ayrışabilecek şekilde "programlanabileceğini" belirtiyor.

Kese kâğıdı, öteden beri Amerikalıların geleneksel alışveriş torbası olageldi. Açık kahve renkli kese kâğıtları atık arazilerinde çürüyor olsa bile, İngiltere Çevre Kurumu, kese kâğıtlarının karbon ayakizlerinin sıradan naylon torbalardan yüksek olduğuna işaret ediyor.

Ayrıca, eldeki veriler kese kâğıtlarının genellikle ikinci kez, örneğin çöp toplamak için ya da başka amaçlarla kullanılmadığını gösteriyor.

Plastic Bag Ban Report internet sitesinden Ted Dubois, Amerika'da kese kâğıdı kullanımının yaygın olmasının ardında ülkedeki güçlü kâğıt hamuru sanayiinden gelen baskıların bulunduğunu belirtiyor.

Dubois, yıllar içinde süpermarketlerin naylon torba kullanıma yöneldiğini ama şimdi, kese kâğıtlarının en az naylon torbalar kadar çevreye zararlı olduğunun açıklanmasına rağmen yeniden kese kâğıdı kullanımının yaygınlaştığını kaydediyor.

Kaynak: BBC