Blogger tarafından desteklenmektedir.

2017’de öne çıkacak 5 trend


Yoğun rekabete rağmen büyük alım gruplarının en önemli üretim pazarlarından Türkiye’nin 2017 yılında da popülaritesini koruması bekleniyor. Bu yılın ekim ayında, tüm dünyadan 2.5 milyar dolarlık hazır giyim alımı yapan 11 şirketin yöneticileri İstanbul’da Moda Konferansı’ndaydı. Konferansa katılan Alman finans kurumu DS-Concept’in Üst Yöneticisi Ansgar Hütten, Türkiye’nin alım grupları için önemli bir ülke olduğu mesajını vermişti. 2017 yılı beklentilerine göre, Türkiye bu konudaki popülaritesini sürdürecek. Bunun nedeni ise hızlı termin süreci, üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği… Rekabette ‘sent’lerle rakipleriyle yarışan tekstil ve hazır giyimciler, paritede yaşanan değişimle, rakipleriyle aynı fiyatlarla üretim yapar hale geldi. Rakiplerin girdilerinin dolar, satışlarının Euro bazlı olmasından dolayı Türkiye ile aynı fiyatlardan üretim yapmaları, Avrupalı alım gruplarının hızlı ve kaliteli üretimiyle öne çıkan Türkiye’yi tercih etmesini sağlıyor. 2015’in ikinci yarısından itibaren alımlarını Türkiye’ye kaydıran alım gruplarının bu eğiliminin 2017 yılında da devam etmesi bekleniyor. Ancak asgari ücrete yapılan zam, sektöre 2016 yılı için ekstradan yüzde 20’lik maliyet artışı getirmişti. 2014’ü 18 milyar 75 milyon dolarlık ciroyla kapatan hazır giyim sektörü, 2015 için 19.5 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlemişti. Ancak bu rakam parite kaynaklı olarak 16 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2016’da paritenin daha da geriye gitmesi nedeniyle 17.5 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlenmişti. 2017 yılında ise ihracat rakamının 19.5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.

Yüzde 5’lik büyüme 
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclisi Başkanı ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Şeref Fayat, hazır giyim sektörünün 2016 yılını yüzde 5’lik büyüme ile 17.5-18 milyar dolarlık bir ihracatla tamamlamasını beklediklerini söylüyor. Almanya ekonomisindeki toparlanmayla Avrupa pazarında yüzde 5’lik büyüme beklentisinin 2017 için de devam ettiğini belirten Fayat, “2016 yılının ilk 9 aylık döneminde Avrupa’ya yaptığımız satışlarda birim fiyatları yüzde 5 düşerken, alım adedi yüzde 10 oranında artmış durumda. Bu da fiyat rekabetinin arttığını gösteriyor” diyor. Rusya pazarında ise iki ülke arasında uçak krizi ile gerilen ilişkilerin düzelmesiyle birlikte az da olsa bir toparlanma yaşandı. Rusya pazarına geçmişte 400 milyon dolarları bulan ihracatımız, Rusya’nın yaşadığı ekonomik kriz ve gerilen ilişkiler nedeniyle 250 milyon dolarlara gerilemiş durumda. Bu rakamların eski seviyesine ancak önümüzdeki 2-3 yıllık süreçte dönebileceği tahmin ediliyor. Son yılların öne çıkan pazarı İran’a ihracatımız da 60 milyon dolar seviyesinden 120 milyon dolarlara çıkmış durumda. İran pazarının önümüzdeki yıllarda daha da gelişme kaydetmesi bekleniyor.

Asgari ücret desteği 
Emek yoğun hazır giyim ve tekstil sektörlerinde asgari ücrete yapılan 100 TL’lik desteğin 2017 yılında sona erecek olması sektörü bekleyen önemli konulardan biri. Sektör temsilcileri bu teşviğin 2017 yılında da devam etmesi için hükümete görüş bildirmiş durumda. Asgari ücret desteğinin sürmesinin önemine dikkat çeken Şeref Fayat, “Sektörümüzün rekabet edebilirliğinin sağlanması için asgari ücret desteğinin devam etmesi şart. Sektörümüzün kayıt altında kalabilmesi için de bu desteğin devamı büyük önem taşıyor. Çünkü emek yoğun sektörümüz için en önemli girdi maliyetlerinden biri işçilik maliyetleri” diyor.

‘Made in Turkey’
Fayat, son dönemde çocuk işçi çalıştırma konusunda yapılan provokasyonların sektörün önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu söylüyor. Avrupa’da ‘Made in Turkey’ markasını karalamaya yönelik çalışmalar yapıldığına dikkat çeken Fayat, şöyle devam ediyor: “M&S, Mango ve Zara gibi markaların Türkiye ve Türkiye’deki üretimle ilgili sıkıntıları yok. Çünkü onlar da üretim yapan atölyeleri denetliyorlar, biz de denetliyoruz. Burada ‘Made in Turkey’ markasına zarar vermek isteniliyor. Tüketicilerde ‘bu ürünleri kullanmayın’ algısı yaratılırsa, bu Türk hazır giyimine büyük bir darbe olur. Sorunu aşmak için tüm birlikler, dernekler olarak müşterilerimize durumu anlatmaya çalışıyoruz.”

2016 alım trendleri neler? 
Alım gruplarının Türkiye’den aldıkları ürünler arasında yüzde 65’lik bölümü örgü grupları, yüzde 35’lik kısmı da dokuma ve denim alımları oluşturuyor. Alım gruplarının 2016 trendleri arasında ‘fast fashion’ (hızlı moda) trendi başı çekiyor. Tüketicinin hızlı moda talepleri bu yıl ve izleyen yıllarda da devam edecek gibi gözüküyor. Alım grupları arasında Inditex’in ‘fast fashion’ konusunda öncü olduğuna, diğer tüm markaların Inditex’i takip ettiğine dikkat çekiliyor. Sporun günlük hayatımıza daha fazla girmesi ile özellikle bu konudaki trendlerde ciddi bir artış yaşanıyor ve bu seyrin 2017’de de devamı bekleniyor. Özellikle polyester ve polyamide kumaşlardan yapılan performans giysilere talebin daha da artacağı tahmin ediliyor. Zara, Massimo Dutti, Pull&Bear, Bershka, Stradivarius, Oysho, Zara Home ve Uterqüe markalarını bünyesinde bulunduran İspanyol hazır giyim devi Inditex, yılda 1.2 milyar adet ürün satıyor. En büyük tedarikçilerinden biri Türkiye olan grup, 2017’de alımlarını yüzde 10-15 artırmayı planlıyor. Yılda 1.2 milyar adet ürün satan Inditex, bu ürünleri dünyanın çeşitli fabrikalarında ürettirip Madrid ve La Coruna’daki merkezlerine getirtiyor. Devasa büyüklükteki lojistik merkezleri tamamen bilgisayarlara bağlı otomatik bir sistemle çalışıyor. Lojistik merkezinde toplanan ürünler, ülkelerden gelen siparişler üzerine her ülke ve her mağaza için ayrılıyor. Zara mağazaları stoklarını haftada iki kez yeniliyor. Her hafta salı ve perşembe günü tüm mağazaların koleksiyonları merkezden yenileniyor. Siparişler dünyanın en uzak noktasına en geç 48 saatte ulaştırılıyor. Türkiye’nin dünya markalarının tercih ettiği ülkelerden biri olmaya devam edeceğini belirten Öz-Ak Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akbalık, “Tekstil ve hazır giyimde trendler ve kumaşlar konusunda Türkiye hâlâ lider konumda. Dünya genelinde son yıllarda gençlerin elektronik harcamalarına yönelmeleri tekstilde ‘cheap fashion’, yani ucuz moda kavramını geliştiriyor. Türkiye hızlı üretimi ile alım gruplarının taleplerine hızla yanıt verebilmesiyle tercih edilen bir ülke olmaya devam ediyor” diyor.

2017’de öne çıkacak 5 trend 
• Hızlı moda (fast fashion) trendi devam edecek.
• Gündüz işte, gece davette aynı giysilerin kullanımını sağlayacak kumaşlar kullanılacak.
• Spor giyim öne çıkacak.
• Alım gruplarının 4-6-8 haftalık alım vadeleri devam edecek.
• Alım grupları mal stoklamak yerine kısa vadeli hızlı alımları tercih edecek.

Tedarikçilerde hangi özellikler aranıyor? 
• Çocuk işçi çalıştırmaması
• Ayrımcılık yapılmaması
• Sendika kurma özgürlüğü ve toplu sözleşme hakkı
• Acımasız ve insanlık dışı muameleye izin verilmemesi
• Çalışma koşullarının güvenli ve hijyenik olması
• Ücretlerin düzenli ödenmesi
• Çalışma saatlerinin aşırı olmaması
• Düzenli istihdamın sağlanması
• Üretimin izlenebilir olması
• Ürünlerin sağlık ve güvenliliği
• Çevresel farkındalık
• Gizlilik ilkesi
• Kuralların uygulanması

Türkiye’yi öne çıkaran 3 özellik 
• Avrupa’ya yakın konumu
• Trendlere hızlı yanıt veren esnek yapısı
• Full paket hızlı üretimi

Tüketici ne istiyor?
• Son yıllarda hızlı moda anlayışının ucuz moda anlayışına dönüşmesi, tüketicilerin daha çabuk tüketilen daha ucuz ürünlere yönelmelerine neden oluyor.
• Uluslararası markalar da tüketici talepleri doğrultusunda hızlı ve sürekli koleksiyon değiştiriyor.
• Sporu bir yaşam tarzı haline getiren ve daha rahat kıyafetlere yönelen tüketiciler daha hesaplı, kolay ulaşılabilen spor giyim ürünlerini tercih ediyor.

Şeref Fayat/Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı: Hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri emek yoğun sektörler. Türkiye’deki işçilik ücretlerinin artması sektörümüzün rekabet şartlarını doğrudan etkiliyor. Rakiplerimize karşı rekabet edebilir bir seviyede kalmamız için asgari ücrete verilen desteğin önümüzdeki dönemde de devam etmesi büyük önem taşıyor. Bu sağlanmazsa sektörümüzün kayıt altında kalması zorlaşacaktır.

Şenol Şankaya/Yeşim Tekstil CEO’su: Türkiye hâlâ alım gruplarının en çok tercih ettiği bir üretim ülkesi. Türkiye’nin tercih edilmesinde daha çok kurların ve kısa termin sürelerinin büyük etkisi var. Trend olarak da performans kumaşlara talep yoğun. Önümüzdeki dönemde de Avrupa ve ABD pazarında yeni işbirliklerine açık olunmalı, özellikle geçmişte sektörümüzde ön planda olan Amerika pazarına önem verilmeli.

Kaynak: Tekstil İşveren


Yazar : Tekstil Kütüphane Zaman: 13:02 Kategori: