Blogger tarafından desteklenmektedir.

İplik fabrikalarına ucuz ithalat darbesi


İplik ithalatında koruma kalktı, bazı tahminlere göre son üç yılda yüzlerce fabrika kapandı. Yüzlercesi üretimi azalttı. Sadece geçen yıl suni sentetik iplik sektöründe 12 bin istihdam kaybı oldu. Adana Sanayi Odası’nın (ADASO) raporu, sektörün dampingli ithalat yüzünden büyük sıkıntı yaşadığını ortaya koydu. İplik üreticilerinin dampingli ithalat tehdidi ile karşı karşıya kaldığını açıklayan Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin kendi üreticisini koruyacak tedbirleri alamadığını, birçok işletmenin kapandığını söyledi. İTHİB Başkanı İsmail Gülle, “Sektör korumasız. Fabrikalar kapanıyor. En son Bursa’da 2, Niğde’de 1 fabrika kapandı” dedi. Beyteks’in sahibi Ali İlbeyli, “Ceyhan, Osmaniye ve Kadirli’de 5 bin işçi kapasiteli fabrikalarımız var, bin 500 kişi ile çalışıyoruz” diye konuştu. Kayalar Tekstil Firma Sahibi Ömer Kaya, “Akdeniz Bölgesi’nde, Anadolu’da Doğu ve Güneydoğu’da son 3 yılda kapanan yüzlerce iplik fabrikası oldu” dedi. 

Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, suni sentetik iplik ve pamuk ipliğinde Türkiye’nin kendi üreticisini koruyacak tedbirleri alamadığını, bu yüzden de birçok işletmenin ya kapandığını ya da piyasa koşullarında rekabetçi fiyat tutturamayacak kadar düşük kapasitelerle çalıştığını söyledi. Türkiye’nin iplik üretim kapasitesinin ithalatı karşılayacak kapasitede olduğunu vurgulayan Kıvanç, dampingli ithalat nedeniyle ciddi iş kayıpları olduğunu, 1.3 milyar dolarının ithalata gittiğini açıkladı. Kıvanç, “Güçlü Türkiye İçin Milli İstihdam Seferberliği başlatıldı. Haksız rekabet ortadan kaldırılırsa iplik sektörü en az 25 bin kişiye ek istihdam sağlayabilir. İthalata giden para da ülkemizde kalır” dedi. Suni sentetik iplikte yürürlükte olan anti-damping tedbirlerinin trafik sapması gibi nedenlerle etkili sonuçlar doğurmadığını belirten Kıvanç, şöyle konuştu: “2016’da gerçekleştirilen 190 bin ton ithalat en az 12 bin kişilik istihdam kaybına neden oldu. Benzer bir durum pamuk ipliği için de geçerli. 180 bin ton ithalat olmasıydı, en az 10 bin kişilik istihdam yaratılabilirdi. Daha fazla üretip iş sahaları açabilmek için devletimizden haksız rekabeti ortadan kaldıracak tedbirlerin bir an önce hayata geçirmesini bekliyoruz.” 

Koruma kalkınca ithalat arttı 
Pamuk ipliğinde 2008’de getirilen ve 2013’e kadar yürürlükte kalan koruma önleminin olumlu sonuçlar doğurduğunu, soruşturma öncesinde 184 bin ton civarında seyreden ithalatın 95 bin tona kadar gerilediğine dikkat çeken Kıvanç, “Önlemlerin sona ermesiyle ithalat kısa sürede yüzde 60’tan fazla artarak 151 bin tona çıktı. Yerli üreticiyi tehdit eder noktaya geldi. 2015 genelinde 10 bin ton azalma olsa da 2016’da yüzde 25.1 artışla 180 bin tona, tarihi seviyelere çıktı. Böyle giderse 200 bin ton seviyelerini aşacaktır” dedi. Pakistan’la yapılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın da (STA) firmalar için önemli bir tehdit olduğunu belirten Kıvanç, tekstil ve konfeksiyon sektörünün Pakistan STA’sı kapsamına dahil edilmemesi gerektiğini, telafi edilemeyecek kayıplar olabileceğini söyledi. Dampingli ithalatın tehdit ettiği bir başka konu da Türkiye’nin sektördeki entegre yapısı… Pamuktan ipliğe, iplikten kumaşa, kumaştan konfeksiyona giden bu yapı, üç ayda bir vitrin değiştiren ‘hızlı moda’ talebine cevap verebiliyor. Ucuz ithalatın zamanla bu zinciri kırması ve Türkiye'nin önemli bir avantajını kaybetmesi riski de var. 

Bursa ve Niğde’de fabrikalar kapandı 
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, “Yurtdışından düşük maliyetlerle gelen satışları engelleyemiyoruz. Bu da Türkiye genelindeki fabrikaları ciddi anlamda zora sokuyor. Sektörümüz korumasız kaldı. İplik fabrikaları kapanmaya başladı. En son Bursa’da iki fabrika Niğde’de ise bir fabrika kapandı. Bu durum yatırım yapmak isteyen fabrikaların da motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Türkiye’ye baktığımızda ham madde sektörünün en çok desteklenen sektörlerden olması gerekiyor. Çünkü ham maddeniz varsa her şeyi yapabilir ve üretebilirsiniz. Bu konuda destek bekliyoruz, devletin koruma vergileriyle sektörü ayakta tutmasını istiyoruz” dedi. 

Ek vergi konulması isteniyor 
İthalat nedeniyle zarara uğrayan üreticiler üç farklı tedbir talep edebiliyor. ‘Koruma önlemi’ alındığında bir ürün grubunda tüm ülkelerden ithalat yasaklanıyor. İflaslar gibi somut kötü gidiş belgeleriyle dosya olarak DTÖ’ye sunuluyor, onayı alındıktan sonra uygulanabiliyor. İthalata ‘ek vergi’ ikinci önemli önlem yolu. Gümrük Birliği ve STA yapılan ülkeler hariç, bir ürün grubunda ithalatta alınarak, iç piyasaya ucuz girmesi önlenebiliyor. Üçüncü tedbir antidamping… Bu tedbir ülkelere teker teker uygulanabiliyor. Hatta işletme bazında gümrük vergisi artırımı yapılabiliyor. Ancak bu tedbirin alındığı ülke veya şirketler menşei başka bir ülke üzerinden göstererek (trafik sapması) uygulamayı aşabiliyor. Sunni sentetik iplikte anti-damping uygulamasının da bu yolla aşıldığı belirtiliyor. 

İplik üreticileri ne dedi? 
Oğuz Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı İsrafil Uçurum: Tekstilde yeterli tecrübe, altyapı ve insan gücüne sahibiz. Ancak bunlar yeterli gelmiyor. Ucuz iş gücü olan ve devlet destekli ülkelerden gelen ipliklerden ötürü fabrikamız tam kapasite çalışamıyor. Bu ülkelerden gelen iplik ve diğer tekstil ürünleri buradaki üretim maliyetlerinin altında gelmemeli. Gerekli tedbirler alınırsa son çıkan istihdam teşviklerinden de faydalanarak hem mevcut fabrikalar tam kapasite çalışacak hem de yeni fabrikalar açılacak. 
Bakırlar İplik firma sahibi Mahmut Bakır: Nepal, Endonezya, Vietnam gibi işçiliğin ucuz olduğu ülkelerden ucuz maliyetle iplik üretilip Türkiye’ye düşük fiyatlarla giriş yapıyor. Önlemler yetersiz. Kumaş ve elyafa anti-damping uygulanırken ipliğe sınırlı şekilde uygulanması iplik üreticilerini zor duruma sokuyor. Yurt dışından getirilen iplikler ucuz maliyet ile millileştirilirken bizim işçilik ve hammadde maliyetlerimiz yüksek, ithal iplikle yarışılması imkansız oluyor. Ekonomi Bakanlığı çalışma yaptı, ek vergi paketi hazırlandı ama bir türlü sonuca bağlanamadı. 
Kayalar Tekstil firma sahibi Ömer Kaya: İstihdam seferberliğine Adanalı sanayiciler olarak katkı sunmaya hazırız. Tekstil zor günler geçiriyor. Uzakdoğu’dan ithalatla rekabet edilemediği için birçok fabrika kapandı. 23 ili kapsayan süper teşvikler verildi. İstihdama katkı için bedava arsa, inşaat yapıyor, düşük faizli işletme kredileri veriliyor. Hepsi çok güzel fakat bu yatırımların hazır hale gelmesi yıllar alır. Oysaki Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu’da son 3 yılda yüzlerce iplik fabrikası kapandı. Bunları üretime hazır hale getirmek sadece 3 ay alır, binlerce istihdam sağlar. 
Beyteks Tekstil firma sahibi Ali İlbeyli: Ceyhan, Osmaniye ve Kadirli’de 5 bin işçi kapasiteli fabrikalarımız var. İthalatlardan ve finansal giderlerin eşitsizliğinden dolayı bazı fabrikalarımızı kapatmak zorunda kaldık. Bugün bin 500 kişi ile çalışıyoruz. Dışarıdan çok ucuz iplik geliyor. Bunun önüne geçilemediği için iplik fabrikalarının hepsini üretime alamadık. Toplam 25 fabrikamız var ancak 10’unu üretime alabiliyoruz. Devletimiz bizleri haksız rekabete karşı koruyacak tedbirleri alır ise tüm fabrikalarımızla üretip eskiden olduğu gibi istihdamımızı 5 bin kişiye çıkmayı istiyoruz.

Kaynak: Dünya Gazetesi


Yazar : Tekstil Kütüphane Zaman: 12:50 Kategori: