Dokusuz Yüzeyler Desenlendirme Yüzey Oluşturma Bitim İşlemleri (Tafting, Mali Teknikleri)


Klasik dokuma ve örme dışında üretilen kumaşlara dokusuz yüzeyler denir. Örnek olarak ev tekstili,çarşaflar vb.. dokusuz yüzeyler kendi arsında 5’e ayrılır.
  1. Tafting yüzeyler 
  2. Nonwoven yüzeyler 
  3. Mali tekniği ile üretilen yüzeyler 
  4. Yapıştırma yüzeyler
  5. Kaplama maddesinin bir tekstil yüzeyine kaplanması ile üretilen yüzeyler 
Dokusuz yüzeylerin üretimi 2. dünya savaşından sonra başlamış inşaat sektöründe ki ve sentetiklerin üretiminde ki artış ile piyasada söz sahibi olmuşlardır.Türkiye’de ise 1960’lardan sonra kullanılmaya başlanmıştır.İlk yer halılarında kullanım alanı bulmuştur daha sonra çarşaflık,ev tekstili,vatka,tela,ıslak mendil üretiminde ciddi rol oynamıştır. En hızlı gelişen nonwoven yüzeylerdir.

1.TAFTİNG YÜZEYLER:
Bu yüzeylerin görünümü çimeni andırdığından ingilizcede çimen anlamına gelen tuff adı kullanılmış ve daha sonradan bu isimden günümüze kadar türeyerek taf ve tafting şeklinde değişmiştir.1950 yıllarında normal dokuma halı üretilmekteydi daha sonra 1960’larda dokusuz yüzeyler geçildikten sonra duvardan duvara halı üretilmeye başlanmıştır.yatak örtüsü, çarşaflık,banyo döşemelikleri, peluş ve taban kapları bunlara örnek olarak verilebilir.

Tafting yüzeylerde kendi arsında ikiye ayrılmaktadır.
a.) Bukle yüzey
b.) Velur yüzey


1. Zemin yüzey
2. Havlar
3. Alt tabaka

Havlar önceleri yün ve kıllardan,rejenere selülozdan üretim gerçekleşiyordu. Daha sonra sentetik liflerin kullanımında ki artışla beraber en çok kullanılan lif PA olmuştur. Bunu PES ve PAC takip etmiştir.

Pamuk lifi enine kesitinin uygun, boyuna kesitinin kıvrımlı yapıya sahip ve yaş mukavemetinin yüksek olmasından dolayı kullanıla biliyordu ama sonuçta pamuk lifleri doğal liflerin içersinde yer alıyor ve dogal liflerin getirdiği bir takım dezavantajlara sahip. Bu lifler toplanırken geçirdiği evrelerden dolayı kirli bir yapıya sahip bu sebeple bunlar için özel yıkama tertibatına sahip olmamız gerekiyor ayrıca bunların yaylanma yetenekleri bir hayli düşük.

Yün liflerinin kullanımının terk edilmesinin sebebi ise fiyatlarının çok yüksek olması ve makine parkına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanmaktadır. Bukle yüzeylerin zemininde dokuma yüzeyleri kullanılmaktadır. Kullanım yerine göre çeşitli yüzeylerde kullanılmaktadır.örnek olarak sentetiklerden üretilen tülbent esaslı yüzeylerive tafting yüzeyleri göstere biliriz.

Tafting yapı elemanları:
1. iğneler (iğneleme görevini yaparlar)
2. tarak plakası (zemin kumaşı üzerinde taşımaya yararlar)
3. baskı ayağı (iğnelemede iğnelerle birlikte kumaşın yukarı kalkmasını önlerler)
4. bıçak ( kesme işine yarar)
5. şavanoz (ilmik tutmaya yarıyor)

Tafting’de iki çeşit üretim yöntemi vardır.
- Tek iğneli yöntem: Bu yöntemde zemin gergin şekilde tutuluyor tabanca şeklinde ki makine ilmekleri bu makine sayesinde zemine dikiliyor.Kullanım alanı:testil eğitimi yapan kuruluşlarda.kaliteli yer ve duvar halıların üretiminde,desen borularında desen denemek için,ipliklerde halı ipliklerinin denetiminde,büyük tafting makinelerinde,kullanılamayacak artıkların değerlendirilmesinde.

· Çift iğneli yöntem: Bu yöntem ise hav tabakası getirecek ipliklerin çok iğneli bir dikme makinesında zemin kumaşa istenilen sıklıkta dikilmesinde kullanılır

ÜRETİM ADIMLARI
a. Ayrı olarak üretilmiş zemin kumaşın makineye yerleştirilmesi
b. Tafting makinesinde tafting yüzeyin (hav tabakasının) oluşturulması
c. Tafting yüzeyin boyanması veya basılması
d. Tafting yüzeyin kurutulması
e. Tıraşlama ve makas işlemi
f. Düz havların veya iplik nopelerinin (pamuklanma) bitim işlemleri ile sabitleştirilmesi
g. Alt taban işlemleri tamamlanmış malım kenarlardan kesilerek tophanede sarılması

Makineyi iki kısma ayırabiliriz.
Esas kısım: tafting yüzeyin sarılı bulunduğu kısımdır.
Çağlık kısım:bütün ipliklerin sarıldığı bobinlerin takılı bulunduğu kısımdır. 500-18000 arasında bobin takılabiliyor.her iğne için 2 bobin bulunmaktadır bir bobinin sonu ile diğer bobinin başı birleştirilir bunu sebebi ise her bobin bitiminde değiştirmek için vakit kaybetmemektir.

KARŞILAŞILAN SORUNLAR
1.Pillinglenme Etkisi: Birbirine iyi bir şekilde bağlanmış liflerin mekanik etki ile boncuklanmasıdır.

a. Mekanik etki neticesinde iplik yüzeye çımaya başlar.
b. iplik dışarı çıkar
c.Önce iç kısımda lifler çevresini sarmaya başlar
d. Sonra dış kısmında çevresini sarar e. En sonunda oluşan kısımlar birbirine bağlanır.


Pillingi önlemek için antipilling polimerizasyonları kullanılmaktadır. Yakarak veya keserekte bunlardan kurtulmak mümkündür ancak yakmak sentetik liflerde pek uygun değildir yakma kürecikleri oluşmaktadır

2.Statik Elektriklenme: İki faklı maddenin birbirine sürtme neticesinde elektron ve iyonların yer değiştirerek negatif ve pozitif yüklerin birbirinden ayrılmasıyla bir elektrik alan meydana gelir. Bunu önlemenin yolu anti-statik preparasyon maddesi kullanılmasıdır. Anti-statik maddenin etkili olabilmesi için kayganlaştırıcı ve iletkenliği attırıcı özelliği olmalıdır. Diğer bir yol havanın neminin arttırılır azaltılmasıdır, ama bu makine korozyonuna yol açar. Elektrik boşaltımı ve radyoaktif madde yardımıyla havanın kısmen iyonlaştırılması yoluna da gidilmiştir ama işçi sağlığı üzerinde olumsuz etkileri görülmüştür. Lifler arasına iletken yel de yerleştirilebilir.Bu yöntem özellikle yer halılarında yaygındır.

DESENLENDİRME
Tafting makinelerinde desenlendirme 3 şekilde yapılmaktadır. 
Renkli iplik kullanmak: (kumaşın dipleri beyaz ise renkli iplik kullanılmamış baskı yapılmış anlamına gelmektedir buda oldukca maliyetlidir pek tercih edilmez) uzun çizgi şeklinde bir desen elde edilir. 

Kaydırma tertibatı ile desenlendirme:iğne plakası yada tarak plakası kaydırılarak desen elde edilir pek belirgin düzgün bir desen karşımıza cıkmaz genelde zig zag desenler elde edilir. 

Kabartmalı desenlendirme: ilkmek sevkvklerinde ilmeklerin uzunlukları kısakıları ayarlanarak yapılıyor.

BİTİM İŞLEMLERİ
Hav tabakasının gördüğü bitim işlemleri:
a. Mekanik bitim işlemleri: Fırçalama, makaslama, tarama gibi mekanik olarak yapılan bitim işlemleri.
b. Kimyasal bitim işlemleri: Güç tutuşurluk, kir iticilik, güve yemezlik, su iticilik gibi bitim işlemleri yapılır.
2. Kenarların gördüğü bitim işlemleri:
a. Bant dikme
b. Bant Yapıştırma
c. Katlama ve yapıştırma
d. Saçak yapma
e. Zincirleme
f. Yapiştırma

3. Alt tabanın gördüğü bitim işlemleri:
a. Kaplama: Viskoz esaslı bir madde ile alt tabakanın kaplanması.
b. Kaşeleme: Ayrı bir dokuma yüzeyi zemin yüzeye yapıştırma.
c. Köpük Taban: Lateks türü maddeler halının alt tabanına aktarılır.

2. NONWOVEN YÜZEYLER
Mekaniki, aero-dinamik, yaş, filamentlerden doğrudan ve benzeri gibi yöntemlerle üretilen tülbent esaslı yüzeyelerdir. Bunarın üretiminde pamuk, yün, jüt kullanılmıştır daha sonra sentetik lifler kullanılmaya başlanmıştır..

KULLANILAN KAVRAMLAR
Bikomponent Lifler: Komponentlerden biri ucuz ve kolay çözülebilen bir polimerden diğeri ise daha pahalı bir polimerden oluşur. Önce tülbent yüzey oluşturulur, daha sonra sabitleştirme kısmında komponentleden biri kolayca çözünür. Geriye diğer komponent kalır ve çok ince bir tülbent yüzey oluşturulur.

Yüksek Büzmeli Lifler: Bu lifler de diğer liflerle karıştırılarak kullanılır. Sıcak hava temas ettiği zaman erirler ve yanında bulunan life yapışırlar

Keçe Tülbentinde Yüzey: Tamamen veya kısmen, yünden veya keçeleşebilen liflerden oluşturulan tülbent tabakanın hareket ve basınç etkisiyle keçeleştirilmesiyle elde edilen yüzeylerdir.

Tülbent Tabaka: Kesikli veya filament ipliklerden oluşan ve kendi doğal tutunma yetenekleriyle birbirine tutunabilen bir veya birkaç kat tülbent veya vakaya denir.

Tülbent Yüzey: Bir veya birkaç kat halimdeki tülbent tabakanın mekaniki, kimyasal ve termik yolla sabitleştirilmesine denir.

Tülbent Elde Etme: 2 önemli aşama vardır. İlk aşama tülbent tabakaların oluşturulması, ikinci aşama bu tülbent tabakaların sabitleştirilmesi ve tülbent yüzey elde edilmesidir.

1.AŞAMA TÜLBENT ÜRETİMİ(4’e ayrılır)

A.Kuru Yolla Tülbent Eldesi: Elyaf tülbenti taraklar veya hava akımı yardımıyla oluşturulur. Lifler hava akımı yardımıyla lifler açıldıktan ve harmanlandıktan sonra taraklarda tarama işlemi gerçekleştirilir. Sonra tülbent sarma işlemine gider..

B.Yaş Yolla Tülbent Üretimi: Çok seyreltik durumdaki lif-su süspansiyonu bir kanal veya hazne içerisinde yüzdürülerek paralel konuma getirilirler ve kanal çıkışında gözenekli bir bant üzerinde süspansiyondaki su uzaklaştırılır. Tülbent tabakalar sıkılır, kurutulur ve tülbent tabaka elde edilmiş olur.

C.Filamentlerden Tülbent Üretimi: Polimer granılatı eritilir, düzelerden sonsuz lif halinde çekilir ve daha sonra soğutulur.Sonsuz taşıma bandı üzerinde düzgün bir şekilde serilir ısıl işlem ve binder aplikasyonu ile flamentler birbirine yapıştırılır.

2.AŞAMA TÜLBENT TABAKALARIN FİKSAJI( Tülbent Yüzeyin Oluşumu):

A Mekaniki Fiksaj: Tülbent tabaka oluşturulduktan sonra ucu tırtıklı iğneler vasıtasıyla dikilir.

Su Jeti İle Fiksaj: İğneleme ile değil su ile yapılır. Tülbent tabaka oluşturulur, düzelerden yüksek basınç ile su püskürtülür.

1 kg lif fiksajı için 600-900lt. 600 bar civarında basınca sahip su kullanılır. Ekonomiktir ve son yıllarda aha çok tercih edilmeye başlanmıştır.

B. Termik Fiksaj: İki yolla yapılabilir.

1.Tülbent içinde lifler özel bağlayıcı lifler yardımıyla birbirine tutunarak sabitleştirilirler.( Özel bağlayıcı lif; erime yapışma ve çözülme özelliğine sahip lifler). Sıcaklık etkisi ile yeni tülbent tabaka sabitleştirilir.

2.Eriyik haline gelebilen toz yapıştırıcı veya folyeler yardımıyla fiksaj ısı etkisiyle aktifleştirilir ve yanında bulunan lifleri birbirine bağlar.

C. Kimyasal fiksaj: 3’e ayrılır

1.Liflerin Büzülmesiyle Fiksaj: Liflerden biri ısı ve sıcaklık etkisiyle yandaki life bağlanır.

2.Bağlayıcı Madde Aplikasyonu İle: Oluşturulan tülbent tabakaya emdirme, sürme, püskürtme veya basma yoluyla yapıştırıcı madde aplike edilir.

3.Tülbent İçindeki Liflerin Çözünürlük Yoluyla Fiksajı: Her lifin içinde çözünebildiği bir çözgeni vardır. Tülbent tabaka oluşturulduktan sonra bu çözünebildiği çözgen içine alınır. Bu çözgen içinde yumuşar ve birbirine kenetlenir böylelikle fiksaj sağlanır.


3. MALİ TEKNİĞİ:
a. Malimo: Atkı ve çözgü ipliklerinden oluşur. Daha sonra bular birbirlerine dikiş iğliği vasıtasıyla dikilirler. ( ev tekstili,)
a.Atkı ipliği
b. Çözgü ipliği
c. Dikiş ipliği
b. Malipol 
a. Zemin tabaka
b.Pol ipliği (havın daha kısa ve daha kalın olanı)
c. Malivat: .(elbiselik ve mantoluk yapımında kullanılır)
a. Elyaf tülbenti
b.Dikiş ipliği ile üzerinden dikilir

d.Volteks: Elyaf tülbenti içindeki lifler karıştırılıp elyaf tülbenti içindeki ipliklerle zemin tabakaya karışık bir şekilde dikilir. (yer döşemelikleri)

a. Zemin tabaka
b. Elyaf tülbenti

e.Malivlis: Sadece elyaf tülbenti kullanılır. İçindeki lifler sayesinde karışık olarak dikilir.

Read more
Relate

Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu


Yazla birlikte havalar iyiden iyiye ısınmakta. Sıcak havalarla birlikte kıyafet tercihlerimizde kumaşlar öne çıkan en büyük detay. İnce yazlık kumaşlarla şıklığı, güneşin kavurucu etkisini hissetmeden yaşamak istiyoruz. Begüm, yeni sezon modellerinde kumaş seçeneklerinde oldukça zengin bir tasarım yelpazesi sunmakta. Yaz ile özdeşleşen ince kumaşlar, Begüm tasarımlarında özel bir şıklıkla karşımıza çıkıyor.

Ferace artık hanımlar için en özel kıyafetler arasında yer alıyor. Minimal formlardaki sade feraceler kadar, abiye işçiliğin olduğu şık feracelerde tüm hanımların ilgisini çekiyor.

Begüm yeni sezon modellerinde abiye feracelerindeki özel işçilik, kıyafette adeta en önemli dikkat çeken detay. Gold, gümüş ve bakır renkleri ile Osmanlı figürlerinin dikkat çektiği abiye feraceler, bu sezon tesettürlü hanımların favori kıyafetleri arasında yer alacak.

Dış giyimde sade formlar yerine daha iddialı tasarımlar dikkatinizi çekiyor ise, Begüm abiye pardesü modellerini muhakkak görmelisiniz. Hanımların şıklığı, zerafeti ve rahatlığını düşünerek tasarımlar üreten Begüm 2014 İlkbahar Yaz koleksiyonu ile bizim favorilerimiz arasına girdi bile. İşte birbirinden özel şıklıktaki muhteşem tasarımlar.

Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-01 
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-02
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-03 
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-04
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-05
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-06
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-07
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-08
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-09
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-10
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-11
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-12
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-13
Begum-Tesettur-Giyim-Abiye-Ferace-Pardosu-2014-ilkbahar-Yaz-Koleksiyonu
Begüm Tesettür Giyim Abiye Ferace Pardösü 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu-14
Kaynak: Yeşil Topuklar

İlginizi Çekebilir :)
Ala dergisi tam anlamıyla çuvalladı
Tesettürlü kapak kızı yarışması ve dansöz Asena’lı...
Read more

Milano'daki ünlü Istituto di Moda Burgo İstanbul'a şube açtı


Girişimci Suna Barışık, İtalyan moda ve estetik anlayışını Türkiye'ye taşımak amacıyla, Milano'daki ünlü Istituto di Moda Burgo'yu (IMB) İstanbul'da da açtı. Türkiye'nin ilk ve tek İtalyan moda okulu olan IMB, uluslararası moda pazarında yer almak ve yeteneğini ortaya çıkarmak isteyenlere kişiye özel programlar uyguluyor.

İtalya, yurt dışında moda eğitimi almak isteyenlerin 1 numaralı tercihi olmayı, Milano ise, ülkenin 'Moda ve tasarım başkentliğini' üstlenmeyi sürdürüyor. Finansal krizin etkisiyle Milano'daki ünlü moda okullarının hemen hepsi yabancı ortaklarla yollarına devam etmek zorunda kalırken, Istituto di Moda Burgo (IMB), yüzde 100 İtalyan kalmayı başaran az sayıdaki okuldan biri olmayı başardı. 1961 yılında Fernando Burgo tarafından bu kentte kurulan ve İtalya genelinde 20 şubesi bulunan enstitü, sınırları aşarak 30 şubeye kadar ulaştı. Artistik ve teknik eğitim bakımdan olduğu kadar entelektüel açıdan da kendilerini geliştirmeleri sağlanan öğrencilerini moda sektörüne kazandıran IMB'nin Türkiye şubesi, Milano'daki okuldan mezun olan Suna Barışık tarafından İstanbul Bağdat Caddesi'nde kısa süre önce açıldı.

Aralarında Meksika, Endonezya, Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerin de bulunduğu tüm uluslararası şubelerinde Milano'daki müfredatın aynısını uygulama şartı koyan IMB aynı zamanda, dünya modası takip edilerek, sürekli yenilenen ve 'Il Modellismo' ile 'Il Figurino' adlı olmak üzere kendi iki kitabıyla eğitim veriyor.

IMB'nin bu özelliğinden dolayı tek olduğunun altını çizen IMB Türkiye Direktörü Suna Barışık, sadece kendi şubelerinde değil işbirliği içinde olunan dünyanın birçok yerindeki özel ve devlete ait moda okulları ile üniversitelerde de 'Metodo Burgo' yani 'Burgo Metodu' adıyla tasarım ve kalıp eğitimi verildiğini belirtti. Merkezi, ünlü moda markalarının mağazalarının arasındaki Piazza San Babila'da bulunan IMB'de Doğan Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Barışık, bir süre tekstil sektöründe, ardından da bazı şirketlerin ithalat ve satın alma departmanlarında çalıştıktan sonra IMB Milano'da eğitim almaya karar verdiğini anlattı.

Her yıl 80 farklı ülkeden 10 bin öğrencinin eğitim gördüğü IMB'den 2013'te mezun olan Barışık, başarılı bir öğrencilik dönemi geçirmesinden ötürü kendisine Türkiye'de bir şube açması teklifinin geldiğini belirterek, şöyle dedi:

"Okul açma niyetiyle burada eğitime başlamadım. Ancak okulun 3'üncü yılında böyle bir teklif aldım. Burgo, İtalya'nın dışındaki okullarını sadece kendi seçtiği öğrencileriyle açıyor. Teknikte kendi kitabıyla eğitim veren tek okul. Milano'daki metodun aynısı, çalışma saatlerine kadar Türk ve İtalyan eğitmenlerle İstanbul'da yapılıyor olması da çok büyük bir avantaj."

Başka yerde şube açanlarla okulun yaptığı ilk anlaşma şartının, Milano'daki eğitimin aynısını vermek olduğunu vurgulayan Suna Barışık, 2015 yılında İstanbul'da Avrupa yakasında ikinci okulu açmayı planladığını da söyledi. Barışık, halihazırdaki okulda Türk ve İtalyan öğretmenlerle İtalyan teknikleri ile moda tasarımı, kalıp ve terzilik eğitiminin dışında, kostüm tarihi, moda editörlüğü ve blogger'lık gibi sertifika programları uygulandığını belirtti.

Türkiye'de modaya ciddi bir eğilim olduğunu ifade eden Barışık, IMB'de eğitimin yüzde 80'inin pratik olduğuna değinerek, "Bu çok büyük bir avantaj. Ayrıca buradan mezun olanların, Milano'da staj ile eğitim yılı sonlarında Milano'da yapılan Burgo Fashion Show'a katılma imkanları var. İstanbul'dan 2 öğrencimiz de 27 Haziran'da haute-couture modelleriyle buradaki defileye katılacak" dedi.

IMB'nin, az zamanda ertesi gün kullanılacak bilgiye ihtiyaç duyan kişiler için çok uygun olduğunu öne süren Barışık, "Her 9-10 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. IMB eğitim metodu, kişiye özel olarak veriliyor; öğretmenler, öğrencilerin yetenek ve seviyelerine göre derse devam ediyor. Eylül'de açılıp, Haziran'da kapanan bir sistem olmaması, her ayın ilk pazartesinde öğrenci kabul edebilmemiz de bir avantaj" diye konuştu.

Barışık, IMB'nin, öğrencilerini gerçek birer moda sanatçısına dönüştürme hedefi ile kurulduğunu da ekledi.

IMB'nin kurucusu ve direktörü Fernando Burgo ise, dünyanın birçok yerinde varlık gösteren nadir İtalyan moda okullarından biri olduklarını dile getirerek, her öğretmen başına limitli öğrenci veriyor olmaları ve teori değil pratik ağırlıklı eğitimlerine dikkat çekiyor. 53 yıldır burada eğitim alanların yüzde 99'unun tatmin olmuş bir şekilde mezun olduğunu aktaran Burgo, şöyle dedi:

"Başarılı öğrencimiz Suna'nın İstanbul'da şubemizi açması memnun edici. Türkiye büyümeye devam eden ve dinamik bir ülke. İtalya'yı vuran kriz nedeniyle birçok yabancı şirket, okulumuzu satın almak istese de, çocuklarım ve torunlarımla birlikte bu geleneği yaşatmayı sürdüreceğiz ve daha da büyüyeceğiz."

Yeditepe Üniversitesi'nde 4 yıllık moda eğitimi ardından IMB Milano'ya gelen Nur Yüksel ise, burada insanların kıyafetleri nasıl kombine ettiğini görmeyi amaçladığını bildirerek "Bu okulun teknik ve pratik yapabilmem açısından iyi bir okul olduğunu duydum. Burada yoğun bir eğitim veriliyor ve kendini pratik etme şansı var" dedi.

Kaynak: Gerçek Gündem / Esma ÇAKIR / MİLANO, (DHA)

İlginizi Çekebilir :)
Türkiye'nin en büyük sektörel tekstil sitesi İzmir MTK
Türkiye'nin en büyük sektörel tekstil sitesi, tekstil
Read more

Türkiye klasik tekstilde ilk 10, teknik tekstilde ise 18. sırada


Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şule Altun, 1960’lı yıllardan itibaren klasik tekstile oranla 5 kat daha fazla gelişen dünya teknik tekstil pazarının 253 milyar dolarlık dev bir büyüklüğe ulaştığını belirtti. BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şule Altun, “Klasik tekstilde dünyada ilk 10 ülke içinde bulunan Türkiye teknik tekstilde 18. sırada. Ülkemizin bu alanda hak ettiği konuma gelmesi için üniversiteler, sanayi kuruluşları ve ilgili kurumlar elbirliği ile çalışmalı.” dedi.

BTÜ ile Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (DOSABSİAD) tarafından düzenlenen seminerde teknik tekstilde son gelişmeler ele alındı. Bursa Teknik Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bölümlerinden öğretim görevlilerinin katıldığı seminerde ‘Tekstilde kaplama teknikleri ve uygulama alanları’ konuları da masaya yatırıldı. DOSABSİAD Konferans Salonu’nda gerçekleşen seminerde; ‘Teknik tekstillerin uygulama alanları ve teknik tekstiller pazarı’ konusunda bilgi veren BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şule Altun, teknik tekstil pazarının son yıllarda önemli artışlar kaydettiğini söyledi. Prof. Dr. Altun, “Teknik tekstiller pazarı 1960 yılından itibaren klasik tekstile kıyasla 5 kat daha hızlı bir artış göstermiş. Dünyada 133 milyar dolarlık bir teknik tekstiller pazarı var. Bunun içine dokusuz yüzeyler ve kompozit malzemeleri de eklersek 253 Milyar Dolarlık bir pazar oluyor.” şeklinde bilgi belgi verdi.

Dünya pazarındaki teknik tekstil ihracat ve ithalat rakamları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Şule Altun şöyle konuştu: “Teknik tekstiller ihracatlarında Çin açık ara farkla lider konumda. Onu Almanya ve ABD takip ediyor. Türkiye bu sıralamada kendine 19’ncu sırada yer buluyor. Klasik tekstil sıralamalarına kıyasla Türkiye burada biraz geride kalıyor. Klasik tekstilde Türkiye her zaman ilk 10 içinde yer alıyor. Türkiye’nin teknik tekstillerdeki payı yüzde 1,4 civarında. ABD teknik tekstillerin en önemli tüketicisi durumunda. Gelecekte Asya ülkelerinin kullanım ve üretimde lider olması bekleniyor.”

DOSABSİAD Başkan Yardımcısı İbrahim Öztürk de tekstil sektörünün ekonomik faaliyetler içinde ayrı bir yeri bulunduğuna dikkat çekti.

Kaynak: Pirsus Haber

İlginizi Çekebilir :)
Anadolu Girişimci İşadamları Derneği’nin (AGİD)...
Read more

Pamuk ipliği ihracatında onbirinci- Barmen

Read more

Türk mühendisler çelik yelekler 1 kilonun altına düşürdü

Türk mühendisler, güvenlik güçlerinin kullanımına yönelik normal bir kumaş görünümünde ancak 2 bin dereceye kadar dakikalarca yanmayan, gece görüş dürbünleriyle görülemeyen nanoteknoloji temelli elbiseler üretti.

Hacettepe Teknokenti'nde çalışan Türk mühendisler, güvenlik güçlerinin kullanımına yönelik normal bir kumaş görünümünde ancak 2 bin dereceye kadar dakikalarca yanmayan, gece görüş dürbünleriyle görülemeyen nanoteknoloji temelli elbiseler üretti.

Tamamen yerli teknolojiyle ilk örnekleri 14 yıl öncesine dayanan son teknoloji ürünü yeni elbiseler, dünyadaki örneklerinden çok ileri özellikler taşıdığı için ihraç edilmiyor, hatta fuarlara bile götürülmüyor. Bu kumaşların kullanıldığı çelik yeleklerin ağırlığı da nanoteknoloji kullanılarak 3-4 kilogramdan 1 kilogramın altına düşürüldü.

Hacettepe Teknokenti'ndeki Türk Savunma Sanayi firmalarından "ARGUS Savunma" Yöneticisi İbrahim Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balistik koruyucu malzemeler ve taktik ekipmanlar konusunda Ar-Ge çalışmalarını uzun yıllardır yürüttüklerini anlattı.

Geliştirdikleri son teknoloji ürünü yanmaz elbiselerin ilk örneğinin 14 yıl önce özel kuvvetler tarafından kullanıldığını anlatan Sezgin, yeni ürünün normal bir kumaş görünümünde olduğunu ve istenen her modelde yapılabildiğini söyledi. Elbiselerin aynı zamanda infrared, termal, su geçirmez ve antistatik özelliklerinin de bulunduğunu belirten Sezgin, ürünlerin tamamen yerli mühendislerle ve yerli tasarımla geliştirildiğini bildirdi.

Yanmaz elbiseleri nanoteknolojinin avantajlarını kullanarak çok ileri bir seviyeye taşıdıklarını kaydeden Sezgin, şöyle konuştu:

"Kumaşların yanmazlık derecesini nanoteknolojiyi kullanarak bin 500 derece birden arttırarak 2 bin dereceye çıkardık. Kumaşlarımız dakikalar boyunca yanmazlık özellikleriyle dikkati çekiyor. Özellikle bu elbiselerin kullanım alanı toplumsal olaylarda öne çıkıyor. Örneğin molotofkokteylinin yol açacağı alev önemli bir risk oluşturuyor. Bu nedenle bütün üretim standartlarımızda ISO kalite belgesine sahibiz, ABD ve Avrupa'daki standartların çok daha üzerindeyiz. Yerli teknolojiyle geliştirdiğimiz yanmaz elbiseler, dünyadaki örneklerinden çok daha ileri özellikler taşıyor. Kumaşlarımızı, içlik, yanmaz elbise ve başlık olmak üzere nanoteknolojinin de katkısıyla çok ince şekilde geliştirdik. Elbiselerimiz aynı zamanda gece görüş dürbünleriyle görülemiyor ve su geçirmiyor."

İbrahim Sezgin, balistik koruyucu çelik yeleklerini de son teknolojiyle yeniden geliştirdiklerini belirtti. Bir kilogram ağırlığın altına düşürülen yelekleri tüm dış etkenlere karşı dayanıklı hale getirdiklerini bildiren Sezgin, "Sudan, terden, nemden etkilenmeyen yelekler, teknolojide gelinen son nokta. Daha önceki 13-14 kilogramlık yeleklerin ağırlığı, ek teçhizatların kullanılması halinde bir kilogramın altına düşüyor. Yelekler, farklı kullanım şekilleriyle cepler ya da farklı aparat ve aksesuarlarla daha ergonomik ve daha işe yarar şekilde kullanılabiliyor" dedi.

Çelik yeleklere zırh deliciler hariç 9 mm, 10 mm, 9.65 mm, 38 kalibre, 45 kalibre, 3.57 Magnum, 41 Magnum, 44 Magnum, Pompalı Tüfek, Otomatik Tabanca ve MP-5 gibi silahların tümünü tutacak özellikler kazandırıldığının altını çizen Sezgin, şu bilgileri verdi:

"Yeleklere 1 kilogramlık plaka ilave edildiğinde AK-47, G3, Kaleşnikof, M16, M4 gibi yüksek hızdaki tüfek mermilerini da tutma özelliği verebiliyoruz. Bu plakaları 2 kilograma çıkarttığımız anda zırh delici keskin nişancı mermilerini bile tutacak nitelik kazandırabiliyoruz. Örneğin bir derimont ya da pilotmont kullanımı görünümünde günlük hayatta rahat kullanımlı şekilde de yapıyoruz. Yelek ilave plakayla bütün tüfek mermilerini tutan kurşun geçirmez bir yelek haline gelebiliyor. İhtiyaç olmadığında ise çok hızlı bir şekilde plakaları ve panelleri çıkartmak ve ortalama yarım kiloluk bir yelekle göreve devam etmek mümkün hale geliyor."

Sezgin, balistik koruyucu kurşun geçirmez yeleğin yurt dışı muadillerine göre dörtte bir oranında hafif olması, fiyat avantajı ve yanması geciktirilmiş ve infrared kumaşlardan yapılabildiğini bildirdi.

Kurşun, bomba ve patlayıcılara özel elbiseler

Sezgin, güvenlik güçlerinin kullandığı elbiselerin sadece yanmazlık özelliğinin bulunduğunu, kurşun, bomba ve patlayıcılara karşı da özel koruma alanlarının bulunduğunu belirterek, "Ürünlerimizin milli kaynaklarla ve yerli teknolojiyle üretilmesi ve geliştirilen bazı ürünlerin dünyada ilk ve tek olması sebebiyle, ülke içinde güvenlik güçleri tarafından kullanılmasını istiyoruz. Bu teknolojiye sahip olmada ülkemizin diğer ülkelere üstünlük sağlaması açısından ihracatını yapmıyoruz, hatta fuarlara bile götürmüyoruz" diye konuştu.

Ürün isimlerinin tamamını Çanakkale şehitlerine atfettiklerini bildiren Sezgin, hücum yeleklerinin Anafarta, çelik yeleklerinin Gelibolu, nanoteknoloji elbiselerini de 57. Alay şehitleri anısına "57" ismiyle markalandırdıklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: Turkishny

İlginizi Çekebilir :)
Kendiliğinden renk değiştiren kumaş
Teknoloji, bir kez daha farklı bir sektörde karşımıza...
Read more

Tekstil Mühendisleri AUTEX’te buluştu

Read more

Görünmezliği sağlayan pelerin üretildi


Alman bilim insanları, üzerine örtüldüğü her nesneyi görünmez kılmayı başaran bir pelerin üretti. Pelerin, aynı zamanda hissedilmeme özelliğine sahip.

Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) araştırmacıları, dünyanın ilk mekanik ve hissedilmeyen görünmezlik pelerinini ürettiklerini açıkladı. Pelerin, bugüne kadar geliştirilen ve nesneleri görünür ışık, mikrodalgalar ve ses dalgalarından gizleyen örneklerinden kıyasla, ilk mekanik pelerin olma özelliğine sahip.

Mekanik pelerin, ışığı doğal olarak büken optik metametaryalden farklı olarak, fiziksel güçleri farklı bir şekilde yönlendirebiliyor. Sayısız iğne şekilli konilerden oluşan çaprazlama yerleştirilmiş kristal kafesleri, çaprazlama yerleştirilmiş kristal kafesleri andırıyor.

Parmakla dokunulduğu zaman hissedilmeyen ve ölçüm cihazları tarafından tespit edilemeyen pelerin, bu özelliğini sahip olduğu mekanik metamateryallerden alıyor. Nesnelerin etrafından yayılan farklı dalgaboyutlarına ait ışık hızındaki fotonları kusursuz şekilde bükebilen pelerin, bu sayede üzerine örtüldüğü nesnenin göz önünden kaybolmasını sağlıyor.

Belli büyüklükteki nesneleri görünmez kılmak için çok büyük miktarlarda üretilmesi gereken mekanik görünmezlik pelerini, henüz geliştirilme aşamasında. Alman basını, ticari ürün olarak piyasaya sürülmesi beklenmeyen pelerinin birkaç yıl için birçok yeni uygulama geliştirilmesini sağlayabileceğini belirtti.

KIT tarafından mekanik pelerini üretmek için kullanılan 3D litografi Nanoscribe cihazı, şu an için oldukça küçük ölçeklerde madde elde edilmesini sağlıyor. Alman bilim insanları yakın gelecekte mekanik pelerini çok daha büyük ölçekte üretebilmeyi umuyor.

Kaynak: Haber Kıbrıs

İlginizi Çekebilir :)
EÜ Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Uygulama...
Read more
 
Copyright 2011 Tekstil Kütüphane . Designed by Asım Emre E-mail: asim.emre1@gmail.com
A piece of advice: Tekstil Kütüphane